<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikolog Çaksen</title>
	<atom:link href="https://www.psikologcaksen.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.psikologcaksen.com</link>
	<description>Konya Meram’da bireysel terapi, EMDR ve ergen psikolojisi. Yüz yüze ve online randevu.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Apr 2026 13:34:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.psikologcaksen.com/wp-content/uploads/2025/12/cropped-cropped-Psikolog-C╠gaksen-Logo-32x32.png</url>
	<title>Psikolog Çaksen</title>
	<link>https://www.psikologcaksen.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Seçici Mutizm: Çocuğum Evde Konuşuyor, Okulda Susuyor</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/secici-mutizm-cocuk-evde-konusuyor-okulda-susuyor/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/secici-mutizm-cocuk-evde-konusuyor-okulda-susuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:34:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.psikologcaksen.com/secici-mutizm-cocuk-evde-konusuyor-okulda-susuyor/</guid>

					<description><![CDATA[Seçici mutizm nedir, utangaçlıktan farkı nedir? Çocuğunuz sosyal ortamlarda konuşamıyorsa erken müdahale kritiktir. Konya klinik psikolog Feyza Çaksen anlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Annesinin yanındayken durmadan konuşuyor. Okula ya da herhangi bir sosyal ortama girdiğinde taş gibi susuveriyor. Öğretmeni &#8220;utangaç&#8221; diyor. Bir arkadaşı &#8220;kibirli&#8221; sanıyor. Ama aslında çocuğunuz <strong>seçici mutizm</strong> yaşıyor olabilir.</p>



<p>Kliniğimde bu tabloyla karşılaştığımda ailelerin büyük çoğunluğunun yıllarca &#8220;utangaçlık&#8221; veya &#8220;çekingenlik&#8221; diye değerlendirdiğini ve beklediklerini görüyorum. Oysa seçici mutizm, erken müdahaleye son derece iyi yanıt veren bir kaygı bozukluğudur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Seçici Mutizm Nedir?</h2>



<p>Seçici mutizm (SM), belirli sosyal ortamlarda — genellikle ev dışında — konuşamama ya da konuşmama ile karakterize bir kaygı bozukluğudur. Çocuk dili anlıyor, konuşma yeteneği tam olarak gelişmiş, ama belirli ortamlarda &#8220;ses çıkmıyor.&#8221;</p>



<p>DSM-5&#8217;e göre tanı için şu kriterler aranır:</p>



<ul class="wp-block-list">

<li>Konuşmanın beklendiği sosyal ortamlarda (okul, sosyal etkinlik) tutarlı biçimde konuşamama</li>


<li>Diğer ortamlarda (ev, yakın aile) normal konuşma</li>


<li>Okul performansını veya sosyal iletişimi bozacak düzeyde etki</li>


<li>En az bir ay sürmesi (okul başlangıcının ilk ayı hariç)</li>


<li>Konuşma bilgisi veya dil bozukluğuyla açıklanamama</li>

</ul>



<p>Önemli bir not: Seçici mutizm <strong>irade meselesi değildir</strong>. Çocuk &#8220;konuşmak istemediği&#8221; için susmuyor. Yoğun kaygı, sesi kelimenin tam anlamıyla dondurur. Bu ayrımı hem ebeveynlerin hem de öğretmenlerin anlaması kritiktir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Nasıl Fark Edilir?</h2>



<p>Seçici mutizmi tanıyan ebeveynler genellikle şunu anlatır: &#8220;Evde durmadan konuşuyor. Yüksek sesle şarkı söylüyor. Ama okul kapısından girdiği an sanki başka biri oluyor.&#8221;</p>



<p>Bunun yanı sıra şu belirtiler de dikkat çekici olabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">

<li>Yabancılarla veya daha az tanıdık kişilerle göz temasından kaçınma</li>


<li>Sosyal ortamlarda donup kalma, beden dilinin de donması</li>


<li>Okul dışında rahat ve neşeli; okul öncesinde mide ağrısı, baş ağrısı gibi somatik şikayetler</li>


<li>Başkalarının yanında fısıldayarak iletişim kurma</li>


<li>Soru sorulduğunda baş sallama veya susma ile yanıt verme</li>

</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Seçici Mutizmde Psikoloğun Rolü</h2>



<p>Seçici mutizm bir kaygı bozukluğu olduğu için tedavinin merkezinde kaygıyı azaltmak yatar. Baskı yapmak, ödülle konuşmaya zorlamak veya &#8220;artık konuşman lazım&#8221; mesajı vermek — bunların hepsi kaygıyı artırır ve tabloyu kronikleştirir.</p>



<p>Kliniğimde seçici mutizmde şu yaklaşımı benimsiyorum:</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kademeli Maruz Bırakma (Sliding-in Tekniği)</h3>



<p>Çocuğun konuşabildiği bir kişiyle başlanır (genellikle ebeveyn), ortam yavaşça genişletilir. Önce ebeveyn ve terapist aynı odada; terapist konuşmaya dahil olmaz. Sonra terapist kelimeler ekler, sonra cümleler. Adımlar küçük, baskı sıfır — kaygı eşiği hiçbir zaman aşılmaz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Oyun Terapisi</h3>



<p>Özellikle küçük çocuklarda konuşmadan önce ilişki kurulması gerekir. Oyun, baskısız bir ortamda terapistle güvenli bağ inşa etmenin en doğal yoludur. Konuşmak zorunda olmadan &#8220;güvende&#8221; hisseden çocuk, zamanla kendiliğinden ses çıkarmaya başlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ebeveyn ve Öğretmen Koçluğu</h3>



<p>Seçici mutizmde çocuğun çevresindeki yetişkinlerin tutumu tedavinin yarısıdır. &#8220;Neden konuşmuyorsun?&#8221;, &#8220;Söyle bakalım!&#8221; gibi sorulardan kaçınmak; bunun yerine seçenekli sorular sormak (&#8220;Elma mı, muz mu?&#8221;), beklenti süresini kısaltmak ve konuşmayı ödüllendirirken baskı yaratmamak — bunlar öğretilebilir becerilerdir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ne Zaman Başvurmalı?</h2>



<p>Okul başlangıcından sonra ilk birkaç hafta sessizlik normalleşme sürecinin parçası olabilir. Ama şu durumlarda beklememek gerekir:</p>



<ul class="wp-block-list">

<li>Okul başlangıcından 4–6 hafta sonra hâlâ hiç konuşmuyorsa</li>


<li>Sessizlik yalnızca okula değil, akraba ziyaretleri, alışveriş, park gibi tüm sosyal ortamlara yayılıyorsa</li>


<li>Çocuk okula gitmek istememe, mide ağrısı veya uyku sorunuyla stresini bedeninde taşıyorsa</li>


<li>Öğretmen akademik değerlendirme yapamıyor, sosyal dışlanma başlıyorsa</li>

</ul>



<p>Erken müdahale, seçici mutizmde sonucu köklü biçimde değiştirir. İlkokul yıllarında başlanan tedavi, ergenliğe taşınan kronik kaygıyı önler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Konya&#8217;da Seçici Mutizm Desteği</h2>



<p>Klinik Psikolog Feyza Çaksen olarak seçici mutizm tanısı almış veya şüpheli çocuklarla çalışıyorum. Değerlendirme seansında önce çocukla bağsız, baskısız bir ortamda tanışıyoruz — tanı koymak için konuşması gerekmiyor. Ebeveynlerle ayrı bir görüşme yapıyoruz, okul ortamını anlıyoruz ve birlikte bir plan oluşturuyoruz.</p>



<p>Çocuğunuzda bu belirtileri fark ettiyseniz, <a href="/iletisim">iletişim sayfasından</a> randevu alabilirsiniz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sıkça Sorulan Sorular</h3>



<h4 class="wp-block-heading">Seçici mutizm kendi kendine geçer mi?</h4>



<p>Bazı hafif vakalar okul ortamına alışmayla geçebilir; ancak tedavi almadan bırakılan vakaların büyük bölümünde tablo kronikleşir ve ergenlikte sosyal kaygı bozukluğuna dönüşme riski artar. Erken müdahale bu riski önemli ölçüde azaltır.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Seçici mutizmde ilaç tedavisi gerekir mi?</h4>



<p>Çoğu vakada psikoterapi yeterlidir. Şiddetli vakalarda veya psikoterapinin ilerleme sağlayamadığı durumlarda çocuk psikiyatristi eşliğinde ilaç desteği eklenebilir. Bu karar her zaman uzman tarafından bireysel olarak değerlendirilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Öğretmen ne yapmalı?</h4>



<p>&#8220;Neden konuşmuyorsun?&#8221; sorusu sormamak, sınıf önünde okumak veya yanıt vermek için baskı yapmamak, seçenekli sorular kullanmak ve konuşma dışı katılımı (parmak kaldırma, yazı yazma) kabul etmek öğretmenlerin en değerli katkılarıdır. Psikolog, öğretmenle doğrudan iletişim kurarak bu süreci koordine edebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/secici-mutizm-cocuk-evde-konusuyor-okulda-susuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizm Spektrum Bozukluğu: Tanı Süreci ve Psikolojik Destek</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/otizm-spektrum-bozuklugu-tani-psikolojik-destek/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/otizm-spektrum-bozuklugu-tani-psikolojik-destek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 15:06:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.psikologcaksen.com/otizm-spektrum-bozuklugu-tani-psikolojik-destek/</guid>

					<description><![CDATA[Otizm spektrum bozukluğu nedir, erken belirtileri nelerdir? Tanı süreci, psikologun rolü ve aile desteği. Konya klinik psikolog Feyza Çaksen anlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocuğunuz adınıza dönmüyor, göz teması kurmakta güçlük çekiyor ya da öğrendiği kelimeleri bir anda kullanmayı bıraktı. Belki &#8220;bekleyelim, geçer&#8221; dediniz. Belki pediatristten &#8220;normal sınırlarda&#8221; yanıtı aldınız. Ama içinizde bir şeylerin farklı olduğunu hissediyorsunuz.</p>



<p>Otizm spektrum bozukluğu (OSB), erken belirtileri olan ancak çoğunlukla geç fark edilen bir nörogelişimsel tablodur. Bu yazıda otizmin psikolojik boyutunu, tanı sürecini ve bir psikologun bu yolculukta nasıl destek sağlayabileceğini ele alıyorum.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?</h2>



<p>Otizm spektrum bozukluğu (OSB), sosyal iletişim ve etkileşimde güçlük ile kısıtlı, tekrarlayıcı davranış örüntüleriyle karakterize bir nörogelişimsel bozukluktur. &#8220;Spektrum&#8221; kavramı kritiktir: Her otizmli birey farklıdır. Yüksek işlevli bir çocukla yoğun destek ihtiyacı olan bir çocuk aynı tanıyı taşıyabilir.</p>



<p>Türkiye&#8217;de tahminlere göre her 36 çocuktan birinde otizm görülmektedir. Erkeklerde kız çocuklarına kıyasla yaklaşık 4 kat daha sık tanı konulmaktadır. Ve en önemlisi: Erken tanı, sonuçları köklü biçimde değiştirir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Erken Uyarı İşaretleri</h2>



<p>Aşağıdaki belirtiler tek başına otizm tanısı koydurmuyor; ancak değerlendirme için uzman başvurusu gerektiriyor:</p>



<ul class="wp-block-list">

<li><strong>12 ayda:</strong> Baba/anne dışındaki seslere tepki vermeme, adına dönmeme, işaret etmeme</li>


<li><strong>18 ayda:</strong> Anlamlı kelime yok veya çok az, taklit davranışının yokluğu</li>


<li><strong>24 ayda:</strong> İki kelimeli cümle kuramama, daha önce kazanılmış becerilerin kaybolması</li>


<li><strong>Her yaşta:</strong> Akranlarla ilgi kurmama, sıra dışı oyun biçimleri, rutinlere aşırı bağlılık, duyusal hassasiyetler</li>

</ul>



<p>Özellikle <strong>gerileme</strong> — önceden kazanılmış konuşma veya sosyal becerilerin kaybolması — acil değerlendirme gerektiren bir işarettir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tanı Süreci Nasıl İşler?</h2>



<p>Otizm tanısı tek bir testle konulamaz. Çok disiplinli bir değerlendirme gerektirir. Türkiye&#8217;de bu süreç genellikle şöyle ilerler:</p>



<ol class="wp-block-list">

<li><strong>Pediatrist veya çocuk psikiyatristi değerlendirmesi</strong> — Gelişim öyküsü ve fizik muayene</li>


<li><strong>Psikolog değerlendirmesi</strong> — ADOS-2, ADI-R gibi standartlaştırılmış araçlarla gözlem ve görüşme</li>


<li><strong>Dil ve konuşma terapisti değerlendirmesi</strong> — Dil profilinin belirlenmesi</li>


<li><strong>Gerekirse:</strong> Nöroloji, genetik ve işitme değerlendirmesi</li>

</ol>



<p>Bu süreçte ebeveynlerin &#8220;tanı için beklememek&#8221; gerektiğini vurgulamak istiyorum. Değerlendirme başlatmak için kesin tanı şart değil. Şüphe anında uzman görüşüne başvurmak, erken müdahale penceresini açık tutar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Psikoloğun Otizm Sürecindeki Rolü</h2>



<p>Psikolog, otizm yolculuğunda birden fazla noktada kritik bir rol üstlenir:</p>



<h3 class="wp-block-heading">Tanı Değerlendirmesi</h3>



<p>ADOS-2 (Otizm Tanı Gözlem Çizelgesi) ve benzeri araçlarla çocuğun sosyal iletişim ve davranış profilini belirlemek psikologun uzmanlık alanındadır. Bu değerlendirme hem tanıya katkı sağlar hem de güçlü ve zayıf yönleri ortaya koyar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Davranışsal Güçlüklerin Yönetimi</h3>



<p>Otizmli çocukların önemli bir bölümünde kaygı, saldırganlık, öz-uyarım davranışları ve meltdown&#8217;lar görülür. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), uygulamalı davranış analizi ilkeleri ve duyusal işleme stratejileri bu güçlüklere psikologun sunduğu yanıtlar arasındadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ebeveyn ve Aile Desteği</h3>



<p>Tanı süreci ve sonrasında ailenin psikolojik durumu, çocuğun gelişimini doğrudan etkiler. Yas sürecini yönetmek, çift içi gerginliği azaltmak, kardeşleri desteklemek — bunlar psikologun aileyle çalıştığı alanlardır. Tükenen bir ebeveyn, en iyi niyetle dahi çocuğuna tam kapasiteyle destek veremez.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sosyal Beceri Grupları</h3>



<p>Özellikle yüksek işlevli otizmli çocuklar için sosyal beceri grupları, akranlarla güvenli etkileşim ortamı sunar. Göz teması, sıra alma, duyguları okuma ve sohbet becerileri yapılandırılmış grup ortamında pekiştirilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Otizm Tanısı Olan Çocuğun Kardeşleri</h2>



<p>Sıklıkla göz ardı edilen bir grup: otizmli çocuğun kardeşleri. Ebeveyn dikkatinin büyük bölümünün otizmli kardeşe yönelmesi, diğer çocuklarda görmezden gelinme hissi, utanç veya erken sorumluluk alımına yol açabilir. Bireysel ya da grup terapisi bu çocuklar için anlamlı bir fark yaratır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Konya&#8217;da Otizm için Psikolojik Destek</h2>



<p>Klinik Psikolog Feyza Çaksen olarak otizmli çocukların değerlendirmesi, davranışsal güçlüklerinin yönetimi ve aile destek süreçlerinde çalışıyorum. Konya Meram&#8217;daki kliniğimde hem çocukla bireysel hem de ebeveyn/aile seansları sunuyorum.</p>



<p>Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz varsa veya değerlendirme süreci hakkında bilgi almak istiyorsanız <a href="/iletisim">iletişim sayfasından</a> randevu alabilirsiniz. Erken adım atmak, en değerli adımdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sıkça Sorulan Sorular</h3>



<h4 class="wp-block-heading">Otizm tanısı için önce nereye gitmeliyim?</h4>



<p>Pediatrist, çocuk psikiyatristi veya klinik psikolog ilk başvuru noktaları olabilir. Türkiye&#8217;de resmi tanı genellikle çocuk psikiyatristince konulur; ancak psikolog değerlendirmesi sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bir yerden başlamak için herhangi bir uzmanla görüşme yapabilirsiniz — sizi doğru yönlendireceklerdir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Otizmli çocuklar için psikoterapi işe yarıyor mu?</h4>



<p>Evet, özellikle uyarlanmış yaklaşımlar kullanıldığında. Geleneksel &#8220;konuşma terapisi&#8221; tek başına yeterli olmayabilir; ancak yapılandırılmış, görsel destekli ve oyun temelli psikoterapi yöntemleri otizmli çocuklarda kaygı, davranış sorunları ve sosyal becerileri geliştirmede etkilidir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Otizm tanısı çocuğumun geleceğini belirler mi?</h4>



<p>Hayır. Tanı bir etiket değil, doğru desteğe ulaşmanın kapısıdır. Erken ve uygun müdahale alan otizmli bireylerin büyük bölümü bağımsız ve anlamlı bir yaşam sürdürmektedir. Spektrum geniştir ve her bireyin potansiyeli farklıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/otizm-spektrum-bozuklugu-tani-psikolojik-destek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seans Öncesi Kaygı Hakkında — Feyza Çaksen</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/seans-oncesi-kaygi-hakkinda/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/seans-oncesi-kaygi-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.psikologcaksen.com/seans-oncesi-kaygi-hakkinda/</guid>

					<description><![CDATA[Seans gününü beklerken içinizde garip bir his oluşuyor. Heyecan mı, kaygı mı, pişmanlık mı — tam olarak adını koyamıyorsunuz. &#8220;Neden gidiyorum ki, aslında o kadar da kötü değilim&#8221; diye düşünüyor olabilirsiniz. Bu duyguyu tanıyorum. Çünkü neredeyse her danışanım ilk seanstan önce bunu yaşıyor. Bu Kaygı Nereden Geliyor? Terapiye gitmek, kendinizle yüzleşmeye razı olmak demek. Ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Seans gününü beklerken içinizde garip bir his oluşuyor. Heyecan mı, kaygı mı, pişmanlık mı — tam olarak adını koyamıyorsunuz. &#8220;Neden gidiyorum ki, aslında o kadar da kötü değilim&#8221; diye düşünüyor olabilirsiniz.</p>



<p>Bu duyguyu tanıyorum. Çünkü neredeyse her danışanım ilk seanstan önce bunu yaşıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bu Kaygı Nereden Geliyor?</h2>



<p>Terapiye gitmek, kendinizle yüzleşmeye razı olmak demek. Ve insan beyni yüzleşmeden önce her zaman direnç gösterir — bu bir zayıflık değil, koruyucu bir refleks.</p>



<p>Ayrıca çoğumuz &#8220;doğru şeyleri&#8221; söylemek zorundaymışız gibi hissederiz. Sanki bir sınava giriyoruz. Ama terapi bir sınav değil — yanlış cevap yok.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Seansta Kendinizi Nasıl Bırakabilirsiniz?</h2>



<p>Tek bir şey yeterli: ne hissediyorsanız onu söyleyin. &#8220;Buraya neden geldiğimi tam bilmiyorum&#8221; bile geçerli bir başlangıç. Oradan birlikte devam ederiz.</p>



<p>Beni merak ediyorsanız veya ilk adımı atmaya hazır hissediyorsanız <a href="/iletisim">iletişim sayfasından</a> ulaşabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/seans-oncesi-kaygi-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Belirtiler ve Tedavi</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/travma-sonrasi-stres-bozuklugu-belirtiler/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/travma-sonrasi-stres-bozuklugu-belirtiler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:25:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Travma ve EMDR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.psikologcaksen.com/travma-sonrasi-stres-bozuklugu-belirtiler/</guid>

					<description><![CDATA[Kötü bir şey yaşandı ve geride bıraktınız. Ya da öyle sanıyordunuz. Ama aradan aylar ya da yıllar geçmesine rağmen hâlâ o anı zihninizde tekrar yaşıyor, uyku düzeniniz bozulmuş, bazı yerlerden ya da insanlardan uzak duruyorsunuz. Bu, unutamama değil — travma sonrası stres bozukluğunun belirtileri olabilir. TSSB Nedir? Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), şiddetli, tehdit edici [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kötü bir şey yaşandı ve geride bıraktınız. Ya da öyle sanıyordunuz. Ama aradan aylar ya da yıllar geçmesine rağmen hâlâ o anı zihninizde tekrar yaşıyor, uyku düzeniniz bozulmuş, bazı yerlerden ya da insanlardan uzak duruyorsunuz. Bu, unutamama değil — travma sonrası stres bozukluğunun belirtileri olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">TSSB Nedir?</h2>



<p>Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), şiddetli, tehdit edici veya dehşet verici bir olay yaşandıktan sonra gelişen bir psikolojik tepkidir. Trafik kazası, şiddet, doğal afet, kayıp, cinsel saldırı, ani tanı — bunların hepsi travma bırakabilir.</p>



<p>Önemli bir nokta: Travma, olayın ne kadar &#8220;büyük&#8221; olduğuyla doğrudan ilgili değil. Kişinin o anda ne hissettiği ve bedenin bu deneyimi nasıl kaydettiğiyle ilgili. Aynı olayı yaşayan iki kişiden biri TSSB geliştirirken diğeri geliştirmeyebilir. Bu, birinin daha güçlü olduğu anlamına gelmez.</p>



<h2 class="wp-block-heading">TSSB Belirtileri Nelerdir?</h2>



<p>TSSB belirtileri dört ana grupta incelenir:</p>



<h3 class="wp-block-heading">1. Yeniden Yaşama (Flashback ve Kabuslar)</h3>



<p>Olayın zihne zorla geri gelmesi — sanki o an tekrar yaşanıyormuş gibi. Bu bazen bir anımsama değil, tam anlamıyla o andaymış gibi hissetmek şeklinde oluyor. Kabuslar da bu kategoride. Tetikleyici bir ses, koku veya görüntü bu anları başlatabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Kaçınma</h3>



<p>Olayı hatırlatan yer, kişi, konu veya düşünceden uzak durmak. Bu bazen fark edilmeden gerçekleşiyor; &#8220;oraya gitmek istemiyorum&#8221;, &#8220;o konuyu konuşmak istemiyorum&#8221; gibi alışkanlıklara dönüşüyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. Olumsuz Düşünce ve Duygular</h3>



<p>&#8220;Benim hatam&#8221;, &#8220;güvenilecek kimse yok&#8221;, &#8220;artık hiçbir şeyden zevk almıyorum&#8221; gibi düşünceler. Suçluluk, utanç, kopukluk, keyif alamama — bu duygular travmanın getirdiği bilişsel değişimlerin yansıması.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. Aşırı Uyarılmışlık</h3>



<p>Sürekli tetikte olmak, küçük şeylere aşırı tepki vermek, uyku problemi, dikkat dağınıklığı, kolay irkilme. Beyin tehlikenin geçtiğini henüz &#8220;öğrenmemiş&#8221; — hâlâ alarm modunda.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?</h2>



<p>Travmatik bir olay sonrası bu belirtilerin görülmesi ilk haftalarda olağan. Ama bir aydan uzun sürüyor ve günlük hayatı etkiliyorsa, profesyonel değerlendirme gerekiyor.</p>



<p>TSSB için etkili tedaviler var. EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), Travmaya Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi ve diğer yaklaşımlar, araştırmalarla desteklenmiş yöntemler. &#8220;Bununla yaşamayı öğrenmek zorundayım&#8221; diye bir şart yok.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Konya&#8217;da Travma Terapisi</h2>



<p>Klinik Psikolog Feyza Çaksen olarak travma terapisi, uzmanlık alanlarımın başında geliyor. Konya&#8217;da yüz yüze ve online seans seçenekleriyle çalışıyorum.</p>



<p>Travma konusunda destek almak istiyorsanız <a href="/iletisim">buradan iletişime geçebilirsiniz</a>. <a href="/konya-travma-terapisi">Travma terapisi hizmetim</a> hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/travma-sonrasi-stres-bozuklugu-belirtiler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Online Terapi mi Yüz Yüze mi? İkisi Arasındaki Fark</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/online-terapi-mi-yuzyuze-mi/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/online-terapi-mi-yuzyuze-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:25:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bireysel Gelişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.psikologcaksen.com/online-terapi-mi-yuzyuze-mi/</guid>

					<description><![CDATA[Terapi almak istiyorsunuz ve şimdi bir karar vermek durumundasınız: Online mı, yüz yüze mi? Bu soruya &#8220;bir tanesi kesinlikle daha iyidir&#8221; diye bir cevap vermek mümkün değil. Ama hangi koşulda hangisinin daha işe yaradığını bilmek, doğru seçimi yapmanızı kolaylaştırır. Online Terapinin Artıları Önce açık bir şey söyleyelim: Online terapi, pandemiyle birlikte mecburen denenen bir yöntem [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Terapi almak istiyorsunuz ve şimdi bir karar vermek durumundasınız: Online mı, yüz yüze mi? Bu soruya &#8220;bir tanesi kesinlikle daha iyidir&#8221; diye bir cevap vermek mümkün değil. Ama hangi koşulda hangisinin daha işe yaradığını bilmek, doğru seçimi yapmanızı kolaylaştırır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Online Terapinin Artıları</h2>



<p>Önce açık bir şey söyleyelim: Online terapi, pandemiyle birlikte mecburen denenen bir yöntem değil. Araştırmalar, pek çok alanda yüz yüze terapi ile karşılaştırılabilir sonuçlar verdiğini ortaya koyuyor.</p>



<p><strong>Ulaşım engeli yok.</strong> Konya&#8217;nın Meram, Selçuklu veya Karatay dışında yaşıyorsanız — ya da yoğun bir iş temponuz varsa — online terapi ciddi bir zaman kazandırır. Seansa gitmek için yola çıkmak gerekmez.</p>



<p><strong>Daha az sosyal kaygı.</strong> Bazı kişiler, bir bekleme odasında oturmak ya da yüz yüze göz teması kurmak zorunda kalmadan daha rahat konuşabiliyor. Özellikle sosyal kaygı yaşayanlar için bu fark belirleyici olabiliyor.</p>



<p><strong>Kendi alanınızda olmak.</strong> Evinizden, size ait bir ortamdan bağlanmak; bazı insanlarda güvenlik hissini güçlendiriyor ve daha kolay açılmalarını sağlıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yüz Yüze Terapinin Artıları</h2>



<p><strong>Fiziksel varlık farklı bir şey.</strong> Aynı odada olmak, sözel olmayan iletişimi — beden dili, ses tonu, nefes — çok daha zengin kılıyor. Bu, özellikle derin travma çalışmalarında veya beden odaklı terapilerde belirleyici bir fark yaratıyor.</p>



<p><strong>Dikkat dağılması daha az.</strong> Evdeki gürültü, bildirimler, ekran sorunları&#8230; Yüz yüze seansta bunların hiçbiri yok. Bir saat boyunca tamamen o ana odaklanmak mümkün.</p>



<p><strong>Ritüel değeri var.</strong> Seans için o yere gitmek, oturup başlamak — bu geçiş, bazı insanlar için terapötik sürecin kendisinin bir parçası. &#8220;Şimdi terapi modundayım&#8221; sinyali veriyor beyne.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hangisi Daha İyi Sonuç Verir?</h2>



<p>Büyük ölçüde kişiye ve duruma göre değişiyor. Şu anda araştırmaların söylediği: anksiyete ve depresyon gibi yaygın sorunlarda online terapi yüz yüze kadar etkili. Ama travma, dissosiyasyon veya psikoz gibi daha karmaşık tablolarda yüz yüze çalışma genellikle daha güvenli ve etkili.</p>



<p>Bir de pratik kriter var: Hangiyle daha düzenli devam edebilirsiniz? Terapi bir ya da iki seanstan oluşmuyor. Haftalık ritmi koruyabileceğiniz format, uzun vadede daha iyi sonuç verir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Konya&#8217;da İkisi de Mümkün</h2>



<p>Klinik Psikolog Feyza Çaksen olarak hem yüz yüze hem online seans imkânı sunuyorum. Konya Meram&#8217;daki muayenehanede yüz yüze görüşmek mümkün; Konya dışından veya ulaşım zorluğu yaşayan danışanlar için online seçenek de aynı şekilde uygulanıyor.</p>



<p>Hangi formatın size daha uygun olduğundan emin değilseniz, ilk görüşmede bunu birlikte değerlendirebiliriz. <a href="/iletisim">Buradan iletişime geçebilirsiniz</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/online-terapi-mi-yuzyuze-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya&#8217;da Çocuk Psikoloğuna Nasıl Gidilir?</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/konya-cocuk-psikologuna-nasil-gidilir/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/konya-cocuk-psikologuna-nasil-gidilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:25:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.psikologcaksen.com/konya-cocuk-psikologuna-nasil-gidilir/</guid>

					<description><![CDATA[Çocuğunuzda son zamanlarda bir değişiklik fark ettiniz. Belki okula gitmek istememeye başladı, belki öfke krizleri artık daha sık ve daha yoğun. Ya da sadece &#8220;eskisi gibi değil&#8221; hissediyorsunuz — net bir neden yok ama içiniz rahat değil. Psikologa götürmek istiyorsunuz ama nasıl ilerleyeceğinizi bilmiyorsunuz. Bu yazıda tam olarak bunu adım adım anlatacağım. Çocuğunuzun Psikolog Görmesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocuğunuzda son zamanlarda bir değişiklik fark ettiniz. Belki okula gitmek istememeye başladı, belki öfke krizleri artık daha sık ve daha yoğun. Ya da sadece &#8220;eskisi gibi değil&#8221; hissediyorsunuz — net bir neden yok ama içiniz rahat değil.</p>



<p>Psikologa götürmek istiyorsunuz ama nasıl ilerleyeceğinizi bilmiyorsunuz. Bu yazıda tam olarak bunu adım adım anlatacağım.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çocuğunuzun Psikolog Görmesi Gerekiyor Olabilir mi?</h2>



<p>Her çocuk zaman zaman zor dönemlerden geçer. Ama bazı belirtiler, profesyonel destek alınması gerektiğine işaret eder:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Okul korkusu veya okula gitmeme direnişi (süregelen)</li>



<li>Yaşıtlarıyla ilişki kurmakta güçlük</li>



<li>Uyku sorunları — sık kabuslar, uykuya dalamama</li>



<li>Ani davranış değişiklikleri (saldırganlık, içe kapanma)</li>



<li>Açıklanamayan karın ağrısı, baş ağrısı gibi bedensel yakınmalar</li>



<li>Dikkat dağınıklığı ve öğrenme güçlüğü</li>
</ul>



<p>Bu belirtilerden biri bile uzun süredir devam ediyorsa, bir değerlendirme yapmak faydalı olur. Erken destek, çocuğun bu dönemleri çok daha kolay atlatmasını sağlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Konya&#8217;da Çocuk Psikoloğu Nasıl Bulunur?</h2>



<p>İki temel yol var: devlet ve özel.</p>



<p><strong>Devlet seçeneği:</strong> Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (ÇERSAH) klinikleri, Konya&#8217;da Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde hizmet veriyor. Ücretsiz ama randevu beklemesi uzun olabiliyor — 2-3 ay bekleme süreleri alışılmadık değil.</p>



<p><strong>Özel seçenek:</strong> Klinik psikolog veya çocuk gelişim uzmanıyla bireysel görüşme. Daha esnek randevu, daha düzenli takip ve ailenin sürece dahil edilmesi açısından genellikle daha verimli ilerliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İlk Görüşmede Ne Olur?</h2>



<p>İlk seans genellikle çocukla değil, ebeveynle yapılır. Amacı çocuğun hikayesini anlamak: Ne zamandan beri bu belirtiler var? Evde son zamanlarda ne değişti? Çocuk bunu nasıl tarif ediyor?</p>



<p>Bu görüşme hem tanılama hem de güven inşası açısından çok değerli. Psikolog, çocuğun hayatını anlamadan doğru bir yol haritası çıkaramaz.</p>



<p>Sonraki seanslarda çocukla doğrudan çalışmaya başlanır. Küçük çocuklarda bu genellikle oyun terapisi formatında ilerler — çocuk oynamaya devam eder, psikolog gözlemler ve yönlendirir. Büyük çocuklarda ise konuşma seansları daha belirgin bir yer tutar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çocuğunuza Nasıl Anlatmalısınız?</h2>



<p>&#8220;Seni bir doktora götüreceğim&#8221; yerine daha dürüst ve az korkutucu bir çerçeve deneyin:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>&#8220;Bazen zorlandığın şeyler oluyor, biliyorum. Orada seninle konuşacak, oyun oynayacak biri var. Sana bir şey yapmayacak, sadece dinleyecek.&#8221;</p></blockquote>



<p>Çocuklar &#8220;psikolog&#8221; kelimesini tehdit olarak algılayabilir. Onu normalleştirmek, süreci çok daha kolay başlatır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Aile Sürece Dahil Olmalı Mı?</h2>



<p>Kesinlikle evet. Çocuk psikolojisinde ebeveyn desteği, terapinin olmazsa olmazlarından biri. Seansların arasında evde neler yapılabileceği, hangi tepkilerin değişmesi gerektiği, nasıl bir iletişim ortamı oluşturulabileceği — bunlar terapistle birlikte şekillenir.</p>



<p>Konya&#8217;daki çalışmamda ebeveynleri sürece dahil etmeyi tercih ediyorum. Çocukla kurulan seans saatleri, evdeki destekle anlam kazanıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaç Seans Gerekir?</h2>



<p>Bu sorunun net bir cevabı yok. Bazı çocuklar 8-10 seansta belirgin ilerleme kaydeder; bazı durumlar (travma, DEHB, uzun süreli kaygı) daha uzun bir süreci gerektirir. İlk değerlendirme seansının ardından bir plan çıkarılır ve ailesiyle paylaşılır.</p>



<p>Çocuğunuz için Konya&#8217;da profesyonel destek almak istiyorsanız <a href="/iletisim">buradan iletişime geçebilirsiniz</a>. <a href="/konya-cocuk-psikoloji">Çocuk psikolojisi hizmetim</a> hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/konya-cocuk-psikologuna-nasil-gidilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergen Çocuğum Psikologa Gitmek İstemiyor — Ne Yapmalıyım?</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/ergen-cocugum-psikologa-gitmek-istemiyor/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/ergen-cocugum-psikologa-gitmek-istemiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:22:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.psikologcaksen.com/ergen-cocugum-psikologa-gitmek-istemiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Telefonu bırakmıyor, odaya kapanıyor, sorularınıza tek kelimeyle yanıt veriyor. Ve siz, bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorsunuz. Psikoloğa gitmeyi önerdiniz — &#8220;Gerek yok&#8221;, &#8220;Gitmiyorum&#8221;, belki de hiç cevap vermedi. Bu sahne, Konya&#8217;da pek çok ebeveynin yaşadığı bir şey. Ve şunu söylemek istiyorum: Bu direnç, çoğu zaman sorunun kendisinden daha anlamlı bir mesaj taşıyor. Ergen Neden Psikoloğa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Telefonu bırakmıyor, odaya kapanıyor, sorularınıza tek kelimeyle yanıt veriyor. Ve siz, bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorsunuz. Psikoloğa gitmeyi önerdiniz — &#8220;Gerek yok&#8221;, &#8220;Gitmiyorum&#8221;, belki de hiç cevap vermedi.</p>



<p>Bu sahne, Konya&#8217;da pek çok ebeveynin yaşadığı bir şey. Ve şunu söylemek istiyorum: Bu direnç, çoğu zaman sorunun kendisinden daha anlamlı bir mesaj taşıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ergen Neden Psikoloğa Gitmek İstemez?</h2>



<p>Direncin birkaç farklı kaynağı olabilir ve her biri aslında ergenin iç dünyasına dair bir ipucu niteliğinde.</p>



<p><strong>&#8220;Deli değilim&#8221;</strong> — Psikologa gitmek, ergenler arasında hâlâ &#8220;akıl hastası olmakla&#8221; özdeşleştiriliyor. Arkadaş ortamında bu bilginin yayılmasından korkuyor olabilir. Bu önyargı çok yaygın; onu değiştirmek zaman alır ama mümkün.</p>



<p><strong>Güven sorunu</strong> — &#8220;Anlatabileceğim biri değil&#8221;, &#8220;Nasılsın diye sorar, geçin der&#8221; gibi düşünceler var. Daha önce bir yetişkinle yaşadığı hayal kırıklığı, bunu besliyor olabilir.</p>



<p><strong>Kontrol ihtiyacı</strong> — Ergenlik zaten her şeyin kontrolden çıktığı bir dönem. Psikoloğa gitmek, &#8220;Bana bir şeyler yapılacak&#8221; korkusunu tetikleyebilir. Kendi kararını vermek istiyor.</p>



<p><strong>Beni kandırmaya çalışıyorsunuz</strong> — Özellikle ailede çatışma varsa, ergen psikoloğu ebeveynlerin müttefiki olarak görüyor olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Baskı Yapmak İşe Yarar Mı?</h2>



<p>Çoğu zaman hayır. Hatta tersine döner.</p>



<p>Zorla götürülen bir ergen, seansta kelime söylemeyebilir. Sessizce oturur, bakar, bekler. Terapi sürecinin işe yaraması için ergenin en azından &#8220;belki&#8221; diyebilmesi gerekiyor. Bu &#8220;belki&#8221; bile yeterli bir başlangıç noktasıdır.</p>



<p>Baskı uygulamak şu mesajı verir: &#8220;Senin ne düşündüğün önemli değil.&#8221; Bu ise zaten kırılgan olan güveni daha da zayıflatır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Peki Ne Yapabilirsiniz?</h2>



<h3 class="wp-block-heading">1. Önce kendinizi gözden geçirin</h3>



<p>Ergenin direnci bazen aile sistemindeki bir şeyi yansıtır. &#8220;Neden bu kadar direnç gösteriyor?&#8221; sorusunun cevabı, zaman zaman ergenin dışında aranmalı. Evdeki iletişim nasıl? Çatışmalar nasıl çözülüyor? Duygular ifade edilebildiği mi?</p>



<p>Bu soruları kendinize sormak, süreci çok daha verimli kılar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Doğru çerçeveyi kurun</h3>



<p>&#8220;Bir şeylerin yanlış olduğu için gidiyorsun&#8221; yerine &#8220;Anlaşılmak için gidiyorsun&#8221; çerçevesi çok farklı bir etki yaratır.</p>



<p>Şöyle bir şey deneyebilirsiniz:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>&#8220;Sana bir şey dayatmak istemiyorum. Ama son zamanlarda nasıl hissettiğini bilmek istiyorum. Bana anlatamıyorsan, belki başka birine anlatmak istersin. Sadece bir kez gidip bakabilirsin.&#8221;</p></blockquote>



<p>Bir kez bile olsa kapıyı açmak yeterli başlangıçtır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. Ergenin seçimine bırakın (mümkünse)</h3>



<p>Psikologu kim seçiyor? Randevu saatine ergen dahil edildi mi? &#8220;Önce tanışalım, beğenmezsen devam etmek zorunda değilsin&#8221; demek, kontrolü geri vermek anlamına gelir. Ve bu, direnci önemli ölçüde azaltır.</p>



<p>Konya&#8217;daki çalışmamda, ilk seansa çekinerek gelen ergenlerin büyük çoğunluğu ikinci seansı kendileri talep ediyor. Çünkü yargılanmadıklarını, dinlendiklerini hissediyorlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. Kendi desteğinizi almayı düşünün</h3>



<p>Bu süreçte en fazla zorlanan siz olabilirsiniz. Ebeveyn olarak ergenle ilişkiyi nasıl yönetebileceğinizi, hangi sözlerin körüklediğini hangilerinin sakinleştirdiğini konuşmak için siz de bir psikologla görüşebilirsiniz. Bu hem sizi hem de ergeninizi destekler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ne Zaman Daha Acil Davranmak Gerekir?</h2>



<p>Çoğu direniş zaman içinde yumuşar. Ama bazı işaretler varsa beklememek gerekir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kendine zarar verdiğine dair işaretler</li>



<li>Okulu tamamen bırakmak istemesi</li>



<li>Uyku düzeninin tamamen bozulması</li>



<li>Uzun süreli iştahsızlık veya aşırı yeme</li>



<li>Arkadaşlarından tamamen kopma</li>
</ul>



<p>Bu belirtilerin ikisi veya daha fazlası bir arada görünüyorsa, ergenin onayını beklemeden profesyonel destek almanızı öneririm. Bu durumlarda önce ebeveynle görüşmek ve birlikte bir plan yapmak mümkün.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Son Olarak</h2>



<p>Ergeninizin direnci, sizin yetersizliğinizin değil, onun güvende hissetme ihtiyacının bir yansıması. Bu ihtiyacı görmek, zaten en önemli adım.</p>



<p>Konya&#8217;da ergen psikolojisi konusunda destek arıyorsanız veya bu süreçte nasıl ilerleyeceğinizi konuşmak istiyorsanız, <a href="/iletisim">benimle iletişime geçebilirsiniz</a>. Ergenlerle çalışmak, uzmanlık alanımın merkezinde yer alıyor — hem ergenle hem de aileyle birlikte ilerlemeyi tercih ediyorum.</p>



<p>Ayrıca <a href="/konya-ergen-psikoloji">ergen psikolojisi hizmetim</a> hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/ergen-cocugum-psikologa-gitmek-istemiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romantik İlişkilerde Ghosting</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/romantik-iliskilerde-ghosting/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/romantik-iliskilerde-ghosting/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 13:35:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlişkiler ve Aile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://entrepreneur3.ziptemplates.top/?p=78</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda romantik ilişkiler bağlamında sıkça karşılaşılan kavramlardan biri ghostingdir. Ghosting; bir ilişkinin, herhangi bir açıklama yapılmaksızın, ani ve tek taraflı biçimde sonlandırılması anlamına gelir. Mesajlara yanıt verilmemesi, aramaların görmezden gelinmesi ve kişinin adeta “yok olmuş” gibi davranması bu sürecin temel özellikleridir. Ghosting, yalnızca bir iletişim biçimi değil; aynı zamanda ilişkisel, duygusal ve psikolojik boyutları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son yıllarda romantik ilişkiler bağlamında sıkça karşılaşılan kavramlardan biri <strong>ghosting</strong>dir. Ghosting; bir ilişkinin, herhangi bir açıklama yapılmaksızın, ani ve tek taraflı biçimde sonlandırılması anlamına gelir. Mesajlara yanıt verilmemesi, aramaların görmezden gelinmesi ve kişinin adeta “yok olmuş” gibi davranması bu sürecin temel özellikleridir.</p>



<p>Ghosting, yalnızca bir iletişim biçimi değil; aynı zamanda ilişkisel, duygusal ve psikolojik boyutları olan bir deneyimdir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ghosting Neden Bu Kadar Yaralayıcıdır?</h3>



<p>İlişkiler, doğası gereği karşılıklılık ve anlam üretimi üzerine kuruludur. Ghosting ise bu anlamı <strong>tamamlanmamış</strong> bırakır. Kişi, ilişkinin neden bittiğine dair bir çerçeveye sahip olamaz. Bu durum:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Belirsizlik</li>



<li>Kendini suçlama</li>



<li>Değersizlik hissi</li>



<li>Ruminatif düşünceler</li>
</ul>



<p>gibi psikolojik süreçleri tetikleyebilir.</p>



<p>Özellikle bağlanma ihtiyacının yüksek olduğu kişilerde ghosting, terk edilme şemalarını ve geçmiş ilişki yaralarını aktive edebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ghostlayan Kişi Ne Yaşar?</h3>



<p>Ghosting davranışı genellikle yalnızca “kaçmak” olarak değerlendirilse de, psikolojik açıdan bakıldığında daha karmaşık dinamikler barındırır.</p>



<p>Ghostlayan kişilerde sıkça görülen bazı temalar şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Çatışmadan kaçınma:</strong> Duygusal yüzleşmelerden kaçınma eğilimi</li>



<li><strong>Duygu regülasyonunda zorlanma:</strong> Suçluluk, utanç ya da kaygıyla baş edememe</li>



<li><strong>Bağlanma güçlükleri:</strong> Yakınlık arttıkça geri çekilme</li>



<li><strong>Sorumluluk almaktan kaçınma:</strong> İlişkiyi sonlandırmanın duygusal yükünü taşımakta zorlanma</li>
</ul>



<p>Bu noktada ghosting, sağlıklı bir sınır koyma biçimi değil; çoğu zaman <strong>ilişkisel bir kaçınma stratejisi</strong> olarak işlev görür.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ghostlanan Kişi Neden Kendini Bu Kadar Suçlar?</h3>



<p>Ghosting yaşayan kişi çoğu zaman şu sorulara takılır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>“Yanlış bir şey mi yaptım?”</li>



<li>“Yeterince iyi değil miydim?”</li>



<li>“Bir şey söyleseydim değişir miydi?”</li>
</ul>



<p>Bu sorgulamalar, kişinin kendi değerini karşı tarafın davranışı üzerinden tanımlamasına yol açabilir. Oysa ghosting, çoğu zaman ghostlanan kişinin değil, ghostlayan kişinin <strong>ilişki kurma ve sonlandırma becerileriyle</strong> ilgilidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ghosting Bir Sınır Koyma Mıdır?</h3>



<p>Bu soru sıklıkla gündeme gelir. Psikolojik açıdan bakıldığında:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Sınır koyma</strong>, açık ve tutarlı bir iletişim içerir.</li>



<li><strong>Ghosting</strong>, iletişimi tamamen keserek belirsizlik yaratır.</li>
</ul>



<p>Dolayısıyla ghosting, sağlıklı bir sınır koyma yöntemi değildir. Aksine, karşı tarafı duygusal olarak yalnız bırakan ve ilişkiyi askıda bırakan bir tutumdur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ghosting Sonrası Psikolojik İyileşme Mümkün mü?</h3>



<p>Evet. Ancak bu süreç, yaşanan deneyimin <strong>küçümsenmeden</strong> ele alınmasıyla başlar.</p>



<p>İyileşme sürecinde önemli adımlar şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yaşananın bir “reddedilme” değil, <strong>iletişimsiz bir sonlanma</strong> olduğunu kabul etmek</li>



<li>Belirsizliği kişisel değere bağlamamak</li>



<li>Kapanışın karşı taraftan gelmeyebileceğini kabullenmek</li>



<li>Duygusal tepkileri bastırmak yerine anlamlandırmak</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Psikoterapinin Rolü</h3>



<p>Ghosting deneyimi, özellikle tekrarlayan ilişki örüntüleriyle birlikte görülüyorsa, psikoterapi süreci kişinin:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İlişkilerdeki bağlanma stilini</li>



<li>Seçtiği partner dinamiklerini</li>



<li>Terk edilme ve değersizlik şemalarını</li>
</ul>



<p>fark etmesine ve dönüştürmesine yardımcı olabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading">Sonuç</h3>



<p>Ghosting, modern ilişkilerin görünmez ama derin izler bırakan deneyimlerinden biridir. Sessizlik, çoğu zaman söylenen bir “hayır”dan daha yaralayıcı olabilir. Bu nedenle ghosting’i yalnızca bir flört problemi olarak değil, <strong>ilişkisel ve psikolojik bir olgu</strong> olarak ele almak önemlidir.</p>



<p><strong>“Bu öneriler bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/romantik-iliskilerde-ghosting/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Sağlıklı Sınır Koyma</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/cocuklarda-sinir-koyma/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/cocuklarda-sinir-koyma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 13:35:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://entrepreneur3.ziptemplates.top/?p=80</guid>

					<description><![CDATA[Çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerini sağlamak ve onlara rehberlik etmek, ebeveynler ve eğitimciler için büyük bir sorumluluktur. Çocuklara sınır koymak, bu süreçte önemli bir rol oynar ve çocukların davranışlarını yönlendirirken, güvenliklerini ve sorumluluk duygularını geliştirmelerine yardımcı olur. Bu blog yazısında, çocuklara sınır koyma konusunun önemini ve uygulama ipuçlarını ele alacağız. 1. Sınırların Önemi Sınırlar, çocukların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerini sağlamak ve onlara rehberlik etmek, ebeveynler ve eğitimciler için büyük bir sorumluluktur. Çocuklara sınır koymak, bu süreçte önemli bir rol oynar ve çocukların davranışlarını yönlendirirken, güvenliklerini ve sorumluluk duygularını geliştirmelerine yardımcı olur. Bu blog yazısında, çocuklara sınır koyma konusunun önemini ve uygulama ipuçlarını ele alacağız.</p>



<p><strong>1. Sınırların Önemi</strong></p>



<p>Sınırlar, çocukların sağlıklı gelişimini destekler ve onlara rehberlik eder. Sınırların çocukların güvenliğini sağlamak, sorumluluk duygusunu geliştirmek ve toplum içinde nasıl davranmaları gerektiği konusunda yönlendirmek gibi önemli rolleri vardır. Sınırlar, çocukların dünyayı anlamalarını ve kendi yeteneklerini keşfetmelerini sağlarken, aynı zamanda davranışlarını kontrol etmelerine ve başkalarına saygı göstermelerine yardımcı olur.</p>



<p><strong>2. Sınırların Belirlenmesi</strong></p>



<p>Sınırların etkili bir şekilde belirlenmesi, çocukların yaş ve gelişim düzeylerini dikkate almayı gerektirir. Küçük çocuklar için sınırlar net ve basit olmalıdır, bu sayede anlamaları ve uygulamaları kolaylaşır. Yaşları ilerledikçe, çocuklara daha fazla sorumluluk ve özerklik verilebilir. Sınırların belirlenmesi aşamasında tutarlılık da büyük önem taşır. Ebeveynler ve eğitimciler, belirlenen sınırlara tutarlı bir şekilde uygun tepkiler göstermeli ve çocuklarla sürekli iletişim halinde olmalıdır.</p>



<p><strong>3. İletişimin Rolü</strong></p>



<p>Sınırların uygulanmasında iletişim kritik bir rol oynar. İletişim, çocuklara sınırları açık, anlaşılır ve sevgi dolu bir şekilde açıklamak için önemlidir. Çocuklara neden belirli sınırların konulduğunu anlatmak, onların sınırları anlamalarına yardımcı olur ve kabul etmelerini kolaylaştırır. Ayrıca, çocukların duygularını ifade etmeleri için fırsat vermek ve onları dinlemek de iletişimin önemli bir yönüdür. Onlara sınırları anlama ve uygulama konusunda destek olmak için empati kurmak önemlidir. İletişim, çocuklarla sürekli bir diyalog halinde olmak anlamına gelir ve onların sorularını yanıtlamak, endişelerini ele almak ve sınırların neden ve nasıl belirlendiğini açıklamak gibi unsurları içerir. Ebeveynler ve eğitimciler, çocuklarına doğru davranışları göstermek ve sınırlara uymak için iyi bir örnek olmalıdır. İletişim, çocukların sınırları anlamalarını ve sınırlara uymalarını kolaylaştıran bir köprü görevi görür.</p>



<p><strong>4. Sınırların Uygulanması</strong></p>



<p>Sınırların etkili bir şekilde uygulanması, tutarlılık ve örnek olma üzerine kuruludur. Ebeveynler ve eğitimciler, belirlenen sınırlara uyulmadığında uygun tepkiler göstermeli ve tutarlı bir şekilde davranmalıdır. Bunun yanı sıra, kendimizi çocuklara örnek olarak göstermek de önemlidir. Sınırları ihlal etmemek ve çocuklara doğru davranışları modellemek, onların sınırlara daha iyi uymasını sağlar.</p>



<p><strong>5. Olumlu Etkileri ve Uzun Vadeli Faydaları</strong></p>



<p>Sınırların çocuklar üzerinde birçok olumlu etkisi ve uzun vadeli faydaları vardır. Sınırlar, çocukların özgüvenlerini artırır, sorumluluk duygusunu geliştirir ve düşük özsaygı ve davranış sorunları riskini azaltır. Sınırlar, çocukların bağımsızlık ve özerklik kazanmalarına yardımcı olurken, sağlıklı ilişkiler kurmalarına da katkıda bulunur. Ayrıca, sınırlar çocukların disiplin ve sınıf kurallarına uyma becerilerini geliştirir ve gelecekteki yaşam başarıları için bir temel oluşturur.</p>



<p><strong>Sonuç</strong></p>



<p>Çocuklara sınır koyma, sağlıklı bir gelişim için önemli bir unsurdur. Sınırlar çocuklara güvenlik ve rehberlik sağlarken, sorumluluk duygusunu ve toplum içinde nasıl davranmaları gerektiği bilincini geliştirir. Sınırların belirlenmesi, tutarlılık, iletişim ve örnek olma üzerine kurulmalıdır. Sınırların uygulanması ve sürdürülmesi disiplin, tutarlılık ve sabır gerektirir. Ancak, sınırların çocuklar üzerindeki olumlu etkileri ve uzun vadeli faydaları göz önüne alındığında, bu çaba ve emek kesinlikle değerlidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/cocuklarda-sinir-koyma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tırnak yeme</title>
		<link>https://www.psikologcaksen.com/tirnak-yeme-aliskanlik/</link>
					<comments>https://www.psikologcaksen.com/tirnak-yeme-aliskanlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Çaksen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 13:35:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kaygı ve Stres]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://entrepreneur3.ziptemplates.top/?p=76</guid>

					<description><![CDATA[Tırnak yeme, çocuklukta sık görülmekle birlikte ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebilen, çoğu zaman “basit bir alışkanlık” olarak değerlendirilen bir davranıştır. Ancak psikolojik açıdan ele alındığında, tırnak yeme çoğu zaman duygusal süreçlerle yakından ilişkilidir. Tırnak Yeme (Onikofaji) Nedir? Tırnak yeme, literatürde onikofaji olarak adlandırılır ve genellikle stres, kaygı, sıkıntı ya da içsel gerilim anlarında ortaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[


<p>Tırnak yeme, çocuklukta sık görülmekle birlikte ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebilen, çoğu zaman “basit bir alışkanlık” olarak değerlendirilen bir davranıştır. Ancak psikolojik açıdan ele alındığında, tırnak yeme çoğu zaman duygusal süreçlerle yakından ilişkilidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Tırnak Yeme (Onikofaji) Nedir?</h3>



<p>Tırnak yeme, literatürde <strong>onikofaji</strong> olarak adlandırılır ve genellikle stres, kaygı, sıkıntı ya da içsel gerilim anlarında ortaya çıkan tekrarlayıcı bir davranıştır. Kişi çoğu zaman bunu farkında olmadan yapar; davranış, kısa süreli bir rahatlama sağlasa da uzun vadede suçluluk, utanç ve fiziksel zararlarla sonuçlanabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Tırnak Yeme Neden Ortaya Çıkar?</h3>



<p>Tırnak yemenin tek bir nedeni yoktur. Çoğunlukla birden fazla faktör birlikte rol oynar:</p>



<p><strong>1. Kaygı ve Stres</strong><br>Sınavlar, iş baskısı, ilişkisel problemler gibi stres yaratan durumlar tırnak yeme davranışını tetikleyebilir. Davranış, kişinin kaygıyı regüle etme (düzenleme) çabası olarak görülebilir.</p>



<p><strong>2. Duyguları İfade Etmede Zorlanma</strong><br>Özellikle öfke, gerginlik veya sıkıntı gibi duyguların bastırıldığı durumlarda, tırnak yeme bedensel bir boşaltım yolu haline gelebilir.</p>



<p><strong>3. Kontrol İhtiyacı</strong><br>Bazı kişiler için tırnak yeme, kontrol edilemeyen duygular karşısında beden üzerinden sağlanan bir kontrol hissi yaratır.</p>



<p><strong>4. Alışkanlık Döngüsü</strong><br>Davranış, zamanla belirli durumlarla otomatikleşir (örneğin televizyon izlerken, ders çalışırken, düşünürken). Bu noktada kaygı azalmasa bile alışkanlık sürer.</p>



<p><strong>Tırnak Yeme Nasıl Bırakılır?</strong></p>



<p>Tırnak yemeyi bırakmak için yalnızca davranışı durdurmaya çalışmak çoğu zaman yeterli olmaz. Altta yatan duygusal süreçlerin ele alınması önemlidir.</p>



<p><strong>1. Farkındalık Geliştirme</strong><br>Tırnak yemenin ne zaman, hangi duygularla ve hangi ortamlarda ortaya çıktığını gözlemlemek ilk adımdır.</p>



<p><strong>2. Alternatif Davranışlar</strong><br>Elleri meşgul eden stres topları, kalemler veya dokunsal objeler, alışkanlık döngüsünü kırmada yardımcı olabilir.</p>



<p><strong>3. Duygusal İhtiyacı Anlamak</strong><br>“Tırnak yerken aslında neye ihtiyaç duyuyorum?” sorusu, davranışın işlevini anlamada kilit rol oynar.</p>



<p><strong>4. Psikoterapi Desteği</strong><br>Özellikle tırnak yeme yoğun kaygı, obsesif düşünceler ya da uzun süredir devam eden bir örüntüyse, psikoterapi süreci hem davranışın hem de altında yatan nedenlerin ele alınmasını sağlar.</p>



<p><strong>Sonuç</strong></p>



<p>Tırnak yeme, çoğu zaman kişinin duygusal dünyasında yaşadığı zorlukların görünür bir yansımasıdır. Bu davranışı “irade eksikliği” olarak değerlendirmek yerine, bir sinyal olarak görmek daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Uygun farkındalık ve destekle, tırnak yeme davranışı değiştirilebilir ve yerine daha işlevsel baş etme yolları geliştirilebilir.</p>



<p><strong>“Bu öneriler bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez.”</strong></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.psikologcaksen.com/tirnak-yeme-aliskanlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
