“Kendimi Kaybettim” Diyorsanız — Feyza Çaksen

“Kendimi Kaybettim” Diyorsanız — Feyza Çaksen

“Kendimi kaybettim” diyen danışanlarım son haftalarda çok arttı. Seansa geliyorlar, oturuyorlar — ve tam olarak neyi anlatacaklarını bilmeden önce bu cümleyi söylüyorlar. “Feyza Hanım, kendimi kaybettim. Ne zaman oldu bilmiyorum ama artık ben değilim.”

Bu cümleyi duyduğumda her zaman dikkatle duruyorum. Çünkü bu ifade çok şey taşıyor: yorgunluk var, anlamsızlık var, bazen hafif bir panik de var. “Bu böyle mi kalacak?” sorusu da var altında.

“Kendini Kaybetmek” Ne Anlama Geliyor?

Psikologlar olarak bu deneyime kimlik erozyonu ya da benlik bütünlüğünün bozulması diyoruz. Ama danışanlarım çok daha doğru tarif ediyor: “Sanki bir versiyonum var, o iş yapıyor, konuşuyor, gülümsüyor — ama ben içinde değilim.”

Bu hissin birkaç farklı kaynağı olabiliyor. En sık gördüklerim:

  • Kronik tükenmişlik: Uzun süre başkalarına bakım veren, yüksek sorumluluk taşıyan insanlarda. Bir noktada “ben” nereye gitti?
  • Büyük bir kayıp ya da değişim sonrası: Boşanma, iş kaybı, sevilen birinin ölümü. Hayat değişti ama içimizdeki kim olduğumuz henüz güncellenmedi.
  • Uzun süreli bastırma: Yıllarca “iyi insan” rolünü oynamak, kendi ihtiyaçlarını sürekli geri planda bırakmak.
  • Depresyonun sessiz yüzü: Bazen çöküntü değil, düzlük şeklinde gelir. Hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir şey acıtmıyor da. Sadece boşluk var.

Neden Tam Şimdi?

Bu soruyu her zaman soruyorum. Ve çoğu zaman cevap şu: “Yıllardır böyleydi ama artık idare edemiyorum.”

Yani aslında bu his aniden gelmiyor. Yavaş yavaş birikiyor. Ama bir tetikleyici oluyor — küçük bir şey bile olabilir — ve o ana kadar tuttuğunuz şey artık tutulamıyor. Seansa gelmek de çoğunlukla o tetikleyicinin hemen ardından oluyor.

Bu geç kalmak değil. Tam zamanı.

Seanslarda Ne Yapıyoruz?

Bu hisle gelen danışanlarımla ilk yaptığım şey acele etmemek. “Şimdi hemen kendini bul” baskısı yaratmak bu süreçte işe yaramıyor. Tam tersine, yavaşlamak işe yarıyor.

Birlikte şunu soruyoruz: Kim olmak seni rahatlatıyor? Hangi anlarda “ben buyum” diye hissediyorsun? Bu anlar küçük olabilir — tek başına kahve içmek, eski bir müzik parçası, ellerinle bir şey yapmak. Oradan başlıyoruz.

Evde Deneyebileceğin Küçük Şeyler

  • Günde bir kez “ben ne istiyorum?” sorusunu sor. Cevap ne olursa olsun, küçük olsa bile, onu yap.
  • Eskiden sevdiğin bir şeyi hatırla. Çocukken ne yapardın? O şeyi küçük bir formda hayatına geri getir.
  • Bedenine dön. Kısa bir yürüyüş, soğuk su içmek, nefes egzersizi — beden üzerinden kendinize dönmek beklenenden hızlı çalışıyor.
  • Performans beklentisini geçici olarak bırak. Şu an olduğun yerde durmana izin var.

Bu Hissedilmek İçin Var

“Kendini kaybetmek” aslında bir şeyin bitmesidir. Ama bitmesi gereken bir şeyin. Yıllarca taşıdığınız bir rol, bir beklenti, bir “olması gereken ben” yorgunluktan çöküyor. Ve bu çöküşün ardından — yavaş, zaman alarak — farklı bir şey geliyor. Daha hafif. Daha gerçek.

Eğer “kendimi kaybettim” diyorsanız ve bu his birkaç haftayı geçtiyse, lütfen bunu yalnız taşımayın.

— Feyza Çaksen, Klinik Psikolog


İlgili Yazılar

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top