EMDR Seansında Gerçekte Ne Olur?
EMDR’yi ilk duyduğumda ben de şüpheyle yaklaştım. “Göz hareketleriyle travma geçiyor mu?” sorusu kulağa fazla basit geliyordu. Sonra eğitimi aldım, süpervizörlerimle çalıştım, kendi seanslarımda uygulamaya başladım. Ve o ilk danışanımın yüzünü hâlâ hatırlıyorum — sekiz yıldır taşıdığı bir anının üçüncü seansta nasıl ağırlaşmaktan çıktığını.
Sihir değil. Ama açıklayabileceğimizden biraz daha derin bir şey.
Önce Şunu Netleştireyim: EMDR Anıyı Silmiyor
En sık sorulan soru bu: “O olayı unutacak mıyım?” Hayır.
EMDR’nin amacı travmatik anıyı yok etmek değil — o anının duygusal yükünü azaltmak ve onu geçmişe yerleştirebilmek. Olay yaşandı; ama artık “şimdiymiş gibi” hissetmeyecek.
Bunu şöyle tarif ediyorum: Normal bir anı düşündüğünüzde — mesela çocukken düştüğünüz bir an — onu hatırlarsınız, belki hafif bir şey hissedersiniz, ama bedeniniz o düşüşü yeniden yaşamaz. Travmatik bir anı düşündüğünüzde ise beyin hâlâ orada tepki verir. EMDR bu farkı kapatmaya çalışır.
Seansta Gerçekte Ne Oluyor?
EMDR seansı kelimeler üzerine kurulu değil. Anıyı defalarca anlatmak zorunda değilsiniz — bu noktada pek çok danışan rahat bir nefes veriyor.
Seansta şu oluyor: Hedef anıyı zihinsel olarak tutuyorsunuz — o sahne, o duygu, o beden hissi. Aynı anda ben bir uyarım uyguluyorum: parmağımı takip eden göz hareketleri ya da ellere hafif dokunuşlar. Bu ikili odak — hem anı hem uyarım — beyne farklı bir işleme açıyor.
Arada “ne fark ettiniz?” diye soruyorum. Cevaplar çok farklı oluyor: Bazen yeni bir görüntü geliyor, bazen bedensel bir his değişiyor, bazen duygular dönüşüyor. Bu doğrusal değil — beyin kendi işleme yolunu buluyor. Ben yalnızca o süreci güvenli tutuyorum.
Seansların sonunda çoğu danışan şunu söylüyor: “O anı hâlâ hatırlıyorum ama artık o kadar ağır değil.” Tam olarak hedeflediğimiz bu.
Göz Hareketi Ne İşe Yarıyor?
Bu soruyu çok alıyorum. Tam mekanizma hâlâ araştırılıyor ama en güçlü teori şu: bilateral (iki taraflı) uyarım, REM uykusuna benzer bir işleme mekanizmasını aktive ediyor. REM uykusunda da beyin gün içinde yaşananları işler, duygusal yükü azaltır. EMDR benzer bir süreci uyanıkken tetikliyor.
Göz hareketi kullanmak zorunda değiliz. Bazı danışanlarda dokunma tercih ediyorum, bazılarında ses uyarımı. Yöntem kişiye göre seçiliyor — önemli olan bilateral uyarımın kendisi.
Kimin İçin EMDR Öneriyorum?
Seanslarımda EMDR’yi en çok şu durumlarda kullanıyorum:
Geçmişte kalan ama bitmeyen bir olay varsa. Trafik kazası, kayıp, şiddet, ani bir haber — zaman geçti ama o anın izi devam ediyorsa.
Bedensel tepkiler sürdüğünde. Kalp çarpıntısı, donup kalma, kaçınma — kişi “mantıken biliyorum tehlike yok ama bedenimde yaşıyorum” diyorsa.
Kaygının arkasında daha eski bir şey varsa. Panik atakları, sınav kaygısı veya sosyal fobi — bunların altında çoğu zaman erken dönem deneyimler var. EMDR o katmana ulaşıyor.
Konuşmak yeterli gelmiyorsa. “Anlattım, anlattım ama değişmedi” diyorsanız, EMDR farklı bir kapı açıyor. Travma kelimelerle değil duyumlarla kodlanmış — oraya sözel olmayan bir yoldan gitmek gerekiyor.
Bir Şeyi Net Söyleyeyim
EMDR her durumda tek başına yeterli olmayabilir. Bazen önce stabilizasyon çalışması gerekiyor. Bazen EMDR’yi bilişsel davranışçı çalışmayla birleştiriyorum. Bazen danışan o gün anıya yaklaşmaya hazır değil — ve bu tamamen normal.
Her seans güvenli kapanışla bitiyor. Ortasında bırakmıyorum. Bu benim için pazarlık konusu değil.
Bu Konuyla Çalışmak İster Misiniz?
EMDR hakkında merak ettiklerinizi veya kendi durumunuzun bu yönteme uyup uymadığını konuşmak isterseniz, ilk görüşme bunun için.
Yüz yüze veya online olarak çalışıyorum. İlk adım bir mesaj kadar yakın. Buradan ulaşabilirsiniz.
