Çocuk İstismarı Farkındalık Günü: Bir Terapistin Gözünden
Bu hafta bir danışanım seansa geldiğinde “geçen gün haberdeydim, aklımdan çıkmıyor” dedi. Çocuk istismarıyla ilgili bir haberdi. “Nasıl yapılır bunu bir çocuğa?” diye sordu. Ben de ona dedim ki: bu soruyu sormak çok önemli. Çünkü çoğu kişi soramıyor.
28 Nisan Çocuk İstismarını Önleme Farkındalık Günü. Bu gün geçip gitmeden, terapist olarak içimden geçenleri paylaşmak istedim.
İstismar Çoğu Zaman Tanıdık Birinden Geliyor
Klinikte en çok zorlandığım şeylerden biri şu: çocuklar çoğu zaman yabancılardan değil, güvendikleri insanlardan zarar görüyor. Bu gerçekle yüzleşmek hem aileler için hem de terapistler için ağır.
Ve bu nedenle çocuklar anlatamıyor. “İnanmayacaklar”, “aile dağılacak”, “benim suçum” gibi düşünceler susturuyor onları. Bazen yıllarca.
Davranış Değişikliklerini Ciddiye Alın
Bir çocuk size bir şey söylemeyebilir. Ama davranışları konuşur. Şunlara dikkat edin:
- Belirli bir kişiden ya da yerden açıklanamaz korku
- Yaşa uygun olmayan cinsel bilgi ya da davranış
- Ani içe kapanma veya ani saldırganlık
- Uyku bozuklukları, yatağa ıslatma
- “Ben kötü bir çocuğum” gibi kendini suçlayan ifadeler
Bu belirtilerin tamamı olmak zorunda değil. Bir tanesi bile dikkatinizi çekiyorsa — bir uzmana danışın.
Anlattığında Doğru Tepkiyi Vermek
Çocuğunuz size bir şey anlattığında o an çok kritiktir. Yanlış tepki — sorgulamak, inanmamak, paniklemek — çocuğu bir daha konuşmamaya itebilir.
Sakin kalın. “Bana söylediğin için çok cesursun” deyin. Sormayın, sadece dinleyin. Sonra bir uzmana danışın. Bu kadar.
Terapide Ne Yapıyoruz?
İstismara uğrayan çocuklarla çalışmak benim için en ağır ama en anlamlı süreçlerden. Çünkü doğru destekle bu çocuklar iyileşiyor. Kendini suçlamayı bırakabiliyor. Güvenebilmeyi yeniden öğrenebiliyor.
Terapi bir mucize değil. Ama zaman, güvenli alan ve doğru tekniklerle — travma işlenebilir, hayat devam edebilir.
Bugün bir çocuğun hayatında fark yaratmak istiyorsanız: dikkatli olun, dinleyin, inanın.
— Feyza Çaksen, Klinik Psikolog
