Online ve Yüz Yüze Terapi — Terapist Olarak İki Ortamda Ne Fark Ettim

Online ve Yüz Yüze Terapi — Terapist Olarak İki Ortamda Ne Fark Ettim

İlk online seansımı yaparken itiraf edeyim — biraz endişeliydim. Yıllarca yüz yüze çalışmıştım. Ekranın sınırladığı şeyler var diye düşünüyordum: beden dili daha az görünür, oda hissi yok, o “aynı mekânda olmak” enerjisi farklı.

Yanılmıyor değildim. Ama eksik düşünüyordum.

Yüz Yüze Seansda Kaybolan Şeyler

Yüz yüze terapinin tartışmasız güçlü yanları var. Aynı odada olmak, sözel olmayan her şeyi daha zengin kılıyor. Nasıl oturduğu, elleri, nefesi, odaya girerkenki hali — bunlar ekrandan geçmiyor tam anlamıyla.

Derin travma çalışmalarında veya beden odaklı seanslarında bu fark belirginleşiyor. Biri derin bir şeyi işlerken, yanında fiziksel olarak bulunmak — o boşlukta sessizce oturmak — farklı bir şey. Ekranın karşısında bunu tamamen yeniden yaratamıyorsunuz.

Bir de odaya gelmenin ritüel değeri var. Kliniğe gelmek, ayakkabılarını çıkarmak, oturmak — bu geçiş bazı kişilerde “şimdi terapideyim” modunu açıyor. Online seansda bu geçiş yok. Kimisi için fark etmiyor, kimisi için önemli.

Online Seansda Beklenmedik Şeyler

Bazı danışanlar online ortamda daha açık konuşuyor. Bunu ilk fark ettiğimde şaşırdım. Kendi evinden, kendi köşesinden bağlananlar için bu alan bazen daha güvenli hissettiriyor. Yüz yüze göz teması yok, fiziksel yakınlık yok — bu bazı kişiler için zorluğu azaltıyor.

Sosyal kaygısı yüksek olanlar için bu özellikle belirgin. Bekleme odasında oturmak, gözlerimin içine bakmak zorunda kalmak — bunlar ekstra bir yük. Online seansda bu yük yok. Ve bazen o yükün yokluğu, asıl konuya daha erken ulaşmamızı sağlıyor.

Bir de şunu fark ettim: Kişinin kendi evini, odasını görmek bazen terapötik bilgi veriyor. Arka plandaki o dağınıklık, duvardaki fotoğraf, yanındaki çay bardağı — bunlar kasıtlı değil ama konuşuyor.

EMDR Online Çalışıyor mu?

Bu soruyu çok alıyorum. Cevap: Evet, çalışıyor — ama bazı uyarlamalar gerekiyor.

Göz hareketleri yerine genellikle tapping — ellere ya da dizlere dönüşümlü hafif dokunuşlar — kullanıyorum. Danışan bunu kendi yapıyor, ben yönlendiriyorum. Araştırmalar online EMDR’nin etkinliğini destekliyor. Klinik deneyimim de bunu doğruluyor.

Yine de çok derin, karmaşık travma tablolarında yüz yüze tercih ediyorum. Stabilizasyon aşaması yeterliyse, anı çalışmasına geçmek için çoğunlukla yüz yüze daha iyi.

Hangisini Öneriyorum?

Dürüst cevap şu: Kişiye göre değişiyor. Ve çoğu zaman deneyerek anlıyoruz.

Bazı danışanlarla yıllarca online çalıştım — çok verimli geçti. Bazılarıyla online başladık, birkaç seans sonra “yüz yüze deneyelim mi?” dedik, fark hissettiler. Bazıları tam tersi — yüz yüze başladı, iş seyahatleri çıkınca online geçtik ve hiçbir şey değişmedi.

Benim için belirleyici olan şu: Hangi formatta daha düzenli devam edebilirsiniz? Terapi bir-iki seanstan oluşmuyor. Haftalık ritmi koruyabileceğiniz format, uzun vadede daha iyi sonuç veriyor.

Bu Konuyla Çalışmak İster Misiniz?

Online veya yüz yüze — her ikisi de mümkün. Konya Selçuklu’daki kliniğimde yüz yüze, istediğiniz her yerden online görüşme yapabiliyoruz.

Hangisinin size uygun olduğundan emin değilseniz, ilk görüşmede bunu birlikte konuşabiliriz. Buradan ulaşabilirsiniz.


İlgili Yazılar

Scroll to Top