Bu hafta ülkemizde yaşanan okul saldırısı haberlerini duyduğumda ilk düşündüğüm şey siz oldu — çocuğuyla birlikte sabah kahvaltısı yaparken telefona bakan ve o haberi gören ebeveynler.
Ben Feyza. Her gün seanslarımda insanların en derin korkularıyla oturuyorum. Ama bu hafta bir şey farklıydı: analar, babalar, “Çocuğumu okula göndermekten korkuyorum” diyerek aradı.
Bu Korku Gerçek ve Meşru
Önce bunu söylemem gerekiyor: Bu korku abartı değil. Aşırı kaygılı olmak değil. Çocuğunuzu seven bir ebeveynin çok anlaşılır bir tepkisi.
Ve tam da bu yüzden — bu duygunun altında ezilmemek için — biraz konuşmamız gerekiyor.
Ebeveyn Kaygısı Çocuğa Geçer
Bunu söylemek size yük yüklemek için değil, ama bilmenizi istiyorum: Çocuklar, bizim söylemediklerimizi okur. Sabah okula götürürken gergin olan ellerinizi hisseder. “İyi günler” derken sesdeki titreşimi alır.
Bu onları zayıf yapmaz. Tam tersine — duyarlılıklarının göstergesidir. Ama siz sakin olmadan çocuğunuz sakin olamaz.
Peki nasıl sakin olacaksınız, siz de korkarken?
Kendi Kaygınızla Önce Siz Oturun
Seanslarda sık sık şunu yaparız: Korkunun gerçek boyutunu test ederiz. “Bu olur mu?” değil, “Bu olursa ne yapacağım?” sorusu kaygıyı çok daha yönetilebilir hale getirir.
Şunu deneyin: Bir kağıda şunları yazın.
- Bu konuda kontrolüm olan ne?
- Kontrolüm dışında olan ne?
- Şu an yapabileceğim somut bir şey var mı?
Kontrolünüz dışındakileri kağıda bırakın. Zininizde taşımak zorunda değilsiniz.
Çocuğunuzla Ne Konuşursunuz?
Haberi duyan çocuk sormadan önce siz açın konuyu. “Bu hafta haberlerde üzücü şeyler oldu, sen de duymuş olabilirsin. Aklında olan sorular varsa konuşabiliriz” — bu kadar yeterli bir başlangıç.
Sonra susun. Çocuğun ne söylediğini dinleyin. Hemen çözüm üretmeyin. “Anlıyorum, ben de üzüldüm” bazen bir saatlik açıklamadan daha iyidir.
Okul Korkusu Gelişirse
Bir ya da iki gün direnç gösterirse normal. Ama bu haftalar içinde kronikleşirse — her sabah ağlama, karın ağrıları, “gitmiyorum” — lütfen erken müdahale edin.
Beklemek, bu tür kaygıların kendi kendine geçeceği anlamına gelmez. Tam tersine, kaçınma kaygıyı besler.
Son Olarak
Bu olayları duyduğumda ben de üzüldüm. Hem bir psikolog olarak, hem de bu toplumun bir parçası olarak.
Ama şunu da biliyorum: Çocuklar, çevrelerinde güvende hissettiren yetişkinler olduğunda inanılmaz bir toparlanma kapasitesi gösterir. O yetişkin siz olabilirsiniz — mükemmel olmak zorunda değilsiniz, sadece orada olmak yeterli.
Eğer bu süreçte destek almak istiyorsanız, randevu için benimle iletişime geçebilirsiniz.
— Feyza
Sık Sorulan Sorular
Çocuğum okula gitmek istemiyorsa ne yapmalıyım?
İlk 1–2 gün için bir miktar esneklik gösterilebilir. Ancak kaçınma uzarsa okulla iş birliği yapın ve gerekirse psikolog desteği alın. Zorla okula göndermek kadar, sürekli evde tutmak da çözüm değil.
Bu haberleri çocuğumdan tamamen gizlemeli miyim?
Gizlemek mümkün değil ve gerekmez. Yaşa uygun, sakin ve dürüst bir iletişim her zaman tam korumadan daha iyidir. Çocuk bir şekilde duyacak — sizden duyması çok daha güvenlidir.
Ben de bu haberlerden çok etkileniyorum, bu normal mi?
Tamamen normal. Buna “ikincil travma” ya da “dolaylı travmatizasyon” deniyor. Haberleri takip etmeyi sınırlandırmak, kendinize zaman ayırmak ve gerekirse bir uzmana gitmek tamamen meşru bir ihtiyaç.
Kaç yaşındaki çocuk bu tür haberlerden etkilenir?
Her yaştan çocuk etkilenebilir. 5–12 yaş özellikle savunmasızdır çünkü gerçek ve kurgu arasındaki sınır henüz netleşmemiştir. Ergenler ise haberleri daha aktif takip ettikleri için farklı biçimlerde etkilenirler.
Hangi belirtiler ciddi, ne zaman psikolog görmeliyim?
Uyku bozukluğu, iştah kaybı, okuldan uzun süreli kaçınma, kendine zarar verme düşünceleri veya aşırı içe kapanma ciddi belirtilerdir. Bu belirtilerden biri 2 haftadan uzun sürüyorsa lütfen randevu alın.
