Psikolog Olarak Ne Yaptığımı Anlatayım
“Psikolog ne yapar ki?” diye sorulduğunda ne yanıt vereceğimi hâlâ arayışta olduğum anlar oluyor. Çünkü bu mesleği tek bir cümleyle özetlemek zor. Ama şunu söyleyebilirim: En çok yaptığım şey dinlemek. Ve dinlemek, göründüğünden çok daha karmaşık bir iştir.
Bu yazıda psikolog olarak günlük pratikten, insanların en çok merak ettiği sorulardan ve bu işi yapmayı anlamlı kılan şeylerden bahsetmek istiyorum.
Psikolog Nedir? Kendi Gözümden
Psikolog; insan davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını bilimsel bir zemine oturtarak anlayan, bu anlayışı insanların iyileşmesi ve büyümesi için kullanan uzman olarak tanımlanıyor kitaplarda. Doğru ama eksik bir tanım.
Pratikte psikolog olmak şu anlama geliyor: Karşınızdaki kişinin kendi hikâyesinde kaybolduğu yerlerde yanında olmak. O hikâyeyi birlikte okumak. Ve zaman zaman o kişinin göremediği harfleri, boşlukları, virgülleri birlikte keşfetmek.
Psikolog ile psikiyatrist farkını da sık soruyorlar. Psikiyatrist tıp fakültesi mezunudur ve ilaç yazabilir. Ben psikolog olarak ilaç yazmıyorum — ama ilaçla birlikte yürütülen terapi süreçlerinde çok sık çalışıyorum. Bu iki rol birbirini tamamlıyor, rekabet etmiyor.
Seansımda Neler Oluyor?
İnsanların en çok merak ettiği şey bu sanırım. “Seansa girince ne yapıyorsunuz?”
Her seans, her kişi için farklı. Ama genel olarak şu üç şey oluyor:
Önce güvenli bir alan yaratıyoruz. Yargılanmadan konuşulabilen, söylenenin dışarı çıkmayacağını bilen biri olarak karşında oturuyorum. Bu basit görünüyor ama pek çok insan için hayatında ilk kez böyle bir alan. Düşüncelerini filtrelemeden, “ne der ki” kaygısı taşımadan anlatabilecekleri bir yer.
Sonra birlikte anlamlandırıyoruz. Kaygının nereden geldiğini, tekrar eden ilişki kalıplarının ne anlama geldiğini, öfkenin altındaki üzüntüyü. Bu çalışma bazen hızlı, bazen yavaş. Bazen çok ağır. Ama bu anlamlandırma süreci olmadan değişim de olmuyor.
Ve son olarak yeni beceriler inşa ediyoruz. Stresle başa çıkmak, sınır koymak, iletişim kurmak, otomatik düşünce kalıplarını fark etmek. Bunların bir kısmı seansa özel, bir kısmı hayatın içine yayılan çalışmalar.
Klinik Psikolog Olarak Uzmanlık Alanlarım
Klinik psikolog unvanı için lisans üzerine klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktorası gerekiyor. Bu eğitim; tanı koyma, ileri düzey terapi yöntemleri ve süpervizyon zorunluluğu içeriyor. Genel psikolog ile klinik psikolog arasındaki fark tam da burada — uzmanlığın derinliğinde.
Benim pratiğimde en çok çalıştığım alanlar şunlar:
- Kaygı bozuklukları: Panik atak, sosyal kaygı, yaygın anksiyete, özgül fobiler
- Depresyon ve duygudurum sorunları: Hafif-orta depresyon, kronik üzüntü, motivasyon kaybı
- Travma ve EMDR: Çocukluk travmaları, kayıp, kaza ve TSSB
- İlişki ve çift sorunları: İletişim çatışmaları, güven sorunları, boşanma süreci
- Kimlik ve anlam sorunları: Varoluşsal krizler, kariyer bunalımı, yaşam geçişleri
Her danışan farklı bir yol haritası gerektiriyor. Herkese aynı protokolü uygulamıyorum — kişiye özel, esnek ve dürüst bir süreç yürütmeye çalışıyorum.
“Psikolog mu, Psikiyatrist mi Gitmeliyim?”
Bu soruyu çok alıyorum. Ve genellikle ikisinin iş birliği gerekiyor diyorum.
Eğer ilaç tedavisi gerekiyorsa — ağır depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni, yoğun panik ataklar — psikiyatrist ile başlamak mantıklı. Ben ilaç yazamıyorum ama ilaç kullanan danışanlarla terapi yapmak hem güvenli hem de çok etkili.
Eğer yaşadığınız şey daha çok ilişkisel, varoluşsal, stres kaynaklı ya da geçmiş deneyimlerle bağlantılıysa — doğrudan benimle başlamak mümkün.
Bazen de ikisinle birden çalışıyorum. Bu ekip yaklaşımı sonuçları belirgin biçimde güçlendiriyor.
Bu İşi Anlamlı Kılan Şey
Psikolog olmak neden anlam ifade ediyor benim için?
Şunun için: Bazen bir insan, yıllarca taşıdığı bir şeyi seansa getiriyor. İlk kez sesli söylüyor. Ve o söyleme anında bir şey değişiyor — söylenmemiş olanın ağırlığı azalıyor, gerçeğin biraz daha anlaşılır hale geldiği bir şey oluyor.
Buna tanıklık etmek büyük bir şey. Ve bu iş tam da bu yüzden, her seans yeniden anlamlı.
Görüşmeye Gelmek İster Misiniz?
Psikolog nedir, ne yapar diye araştırıyorsanız — belki ilk adım atmayı düşünüyorsunuzdur. Bu adım büyük bir karar gibi hissettiriyor ama aslında sadece bir konuşma. İlk seansta taahhüt yok, sadece tanışma.
Hem yüz yüze hem de online görüşme yapıyorum. Buradan randevu alabilirsiniz.
